top of page

Takibi Şikayete Bağlı Suçlar

  • Yazarın fotoğrafı: ülfet özçelik
    ülfet özçelik
  • 1 Şub
  • 4 dakikada okunur

Anayasa’nın 36.maddesine göre “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” Böylece, kişilerin şikayet hakkı teminat altına alınmış anayasal bir haktır.



Türk Ceza Kanununda, şikayet hakkının kullanılması suretiyle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’nca takibine başlanılacak olan suçlar ayrıca belirtilmiştir. TCK.nun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar başlıklı 73.maddesine göre, takibi şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimsenin altı ay içinde şikayette bulunması gerektiği, aksi halde soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı düzenlenmiştir. 6 aylık süre -zamanaşımı süresini geçmemek şartıyla- şikayete yetkili kimsenin, fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. İlgili maddenin devamı fıkrasında, hakaret suçu bakımından özel bir süre öngörülmüştür. Hakaret suçunda şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 2 yılı geçemez. Yani, 2 yıllık genel süre dolmamış olsa dahi mağdur, fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay geçmiş ise şikayet hakkının kullanılması mümkün olmayacaktır.

Dolayısıyla, Cumhuriyet savcısının ihbar üzerine yapacağı ilk inceleme, şikayetin yetkili -şikayet hakkı haiz- kimse tarafından, şikayet süresi içinde yapılıp yapılamadığına ilişkindir. Ancak, kimi zaman uygulamada şikayet konusu suça ilişkin eylem hatalı vasıflandırılarak, esasen takibi şikayete bağlı bir suça ilişkin olan eylem, re’sen soruşturma konusu yapılabilmektedir.

Bu nedenle, hakkında şikayet bulunan kimse, ileride hak ihlaline uğramamak ve adli sürecin gereksiz yere uzamaması adına, sürecin takibi alanında uzman bir ceza avukatına teslim etmelidir.


Şikayetten Vazgeçmenin Hukuki Sonuçları


Mağdurun, usulüne uygun biçimde şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi halinde -TCK.nun 73/6.maddesi uyarınca vazgeçmenin, kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğini hatırlatmakla- adli sürece devam edilmeyecektir. Belirtilmelidir ki, dolaylı veya şarta bağlı beyanlar, vazgeçme olarak kabul edilmeyecektir. TCK.nun 73.maddesinde, “şikayetten vazgeçmenin bölünmezliği” ilkesi uyarınca, iştirak halinde suç işleyenlerden biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, iştirak hali bulunan diğer şüpheli/sanıkları da kapsayacağı düzenlenmiştir.

Ayrıca belirtmekte fayda görüyoruz; mağdur usulüne uygun biçimde alınmış olması şartıyla ilk beyanında, şikayetçi olmadığını belirtmesine karşın aynı eyleme ilişkin sonraki beyanlarında şikayetçi olması hukuki sonuç doğurmayacaktır.


Şikayet Kurumunun Savunma Kapsamında Önemi


Bir ceza yargılamasında, müdafinin soruşturma evresinin başında, soruşturmaya konu olan suçun takibinin şikayete bağlı olup olmadığını dikkate alması gerekir.

Zira, takibi şikayete bağlı olan suça konu eyleme ilişkin müracaatta bulunan şikayetçinin;

  • Şikayet hakkına sahip olup olmadığı,

  • Kişi şikayet hakkını haiz olsa dahi ilgili şikayetin kanunda öngörülen yasal süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı,

  • Şüphelilerin suça iştirakinin söz konusu olduğu bir dosyada, müştekinin şüphelilerden biri hakkında şikayetinden vazgeçip geçmediği,


hususları, savunma açısından önem arz etmektedir. Müdafii, şüphelinin lehine sonuç doğuracak hususları, yapacağı savunmada mutlaka belirtmelidir.


Mağdur Çocuğun Şikayet Hakkı


Mağdur çocuğa karşı işlenen suçlarda, şikayet ve şikayetten vazgeçme yetkisinin kime ait olduğu doğru şekilde tespit edilmelidir. Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre; 15 yaşını tamamlamamış mağdur küçük açısından şikayet hakkının, yasal temsilcileri tarafından kullanılabileceği kabul edilmiştir. -Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 04.03.2020 tarihli kararı-

(Karar künyesi ihtiyaç duyulması halinde meslektaşlarımız ile paylaşılacaktır.)

  • 15 yaşından küçük mağdurun velisinin ve vekilinin beyanları arasında tutarsızlık bulunması halinde velisinin beyanı,

  • 15 yaşını tamamlamış mağdur ile yasal temsilcisinin beyanları arasında tutarsızlık bulunması halinde mağdurun şikayet beyanı      ,

  • 15 yaşını tamamlamış mağdur ile vekilinin, şikayet ve diğer beyanları arasında çelişki bulunması halinde yine mağdurun beyanı, dikkate alınarak değerlendirme yapılır.

 

            Aşağıda yer alan emsal Yargıtay kararları, şikayete yetki, şikayet süresi, şikayetten vazgeçme ve mağdur çocuğun şikayet hakkı kapsamında açıklayıcı bilgiler sunmaktadır.


Takibi Şikayete Bağlı Suçlara İlişkin Emsal Yargıtay Kararları


-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.03.2018 tarihli kararı-

“…malullüğü bulunmayan çocukların mağdur oldukları suçlara ilişkin olarak beyanda bulundukları tarihte 15 yaşından küçük olmaları halinde, ceza muhakemesinde davaya katılma bakımından ayırt etme gücüne sahip olmadıkları, 15 yaşından büyük olmaları halinde ise bu yeteneğe sahip oldukları kabul edilmelidir…”


-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde kendileri ile paylaşılacaktır.-


-Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 04.03.2020 tarihli kararı-

“…mağdurların 15 yaşından küçük olmaları nedeniyle adı geçen çocuklarla ilgili şikayet hakkının ve davaya katılma yetkisinin mağdurların velayeti kendilerinde bulunan babası ile annesine ait olduğu, şikayet konusu fiili ve faili bilen mağdurların kanuni temsilcilerinin TCK.nun 73/1.maddesinde öngörülen 6 aylık süre içerisinde şikayetçi olmadıkları anlaşılmakla…”


-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde kendileri ile paylaşılacaktır.-


-Yargıtay 16.Ceza Daire’sinin 25.06.2020 tarihli kararı-

“….eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü halinde, şikayet edenin sıfatı ve şikayet süresinin gözetilmesinde zorunluluk bulunduğunun nazara alınmaması bozmayı gerektir…”


-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde kendileri ile paylaşılacaktır.-


-Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 04.02.2020 tarihli kararı-

“….yaralanan mağdurun zorunlu vekil eşliğinde kollukta alınan beyanında şikayetçi olamadığını belirttiği, aynı gün içinde tekrar kolluğa gelerek şikayetçi olduğunu belirttiği ancak şikayetten vazgeçmeden sonra tekrar şikayetçi olmanın hukuki sonuç doğurmayacağı, sanık hakkında kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması kanuna aykırı…”


-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde kendileri ile paylaşılacaktır.-


-Yargıtay 4.Ceza Dairesi’nin 20.10.2022 tarihli kararı-

“…15 yaşından büyük olup şahsa bağlı şikayet hakkı kendisinde ait bulunan mağdurun duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığına ve davaya katılmak istemediğine dair beyanı karşısında, vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır…”


-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde kendileri ile paylaşılacaktır.-


-Yargıtay 3.Ceza Dairesi’nin 16.12.2019 tarihli kararı- 

“…Yargıtay CGK’nun 20.05.2014 tarih, 2013/287 Esas ve 2014/273 Karar sayılı kararında da belirtildiği şekilde mağdura 5271 sayılı CMK.nun 234/2.maddesi uyarınca atanan zorunlu vekil ile 15 yaşından küçük mağdurun kanuni temsilcisinin iradelerinin çelişmesi halinde, mağdurun kanuni temsilcisinin iradesine üstünlük tanınması gerekir…”


-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde kendileri ile paylaşılacaktır.-


-Yargıtay 2.Ceza Dairesi’nin 23.01.2013 tarihli kararı-

“…katılanın mahkemede ifadesinde şikayetçi olduğunu, uzlaşmak istediğini, sanığın özür dilemesinin kendisi için yeterli olduğunu belirttiği, ancak yargılama yasasında şikayetten vazgeçme belirli bir şekle tabi olmamakla beraber, müştekinin bu iradesini hiçbir duraksamaya yol açmayacak şekilde açıklaması gerektiğinden, bu beyanının şikayetten vazgeçme olarak kabul edilemeyeceği nazara alınmadan şikayetten vazgeçme nedeniyle yasaya yakırı şekilde davanın düşürülmesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir…”


-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde kendileri ile paylaşılacaktır.-


Kaynak:


Mabel Hukuk iyi çalışmalar diler.

Av.Ülfet ÖZÇELİK

0544 878 1719



 
 
bottom of page