Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu - TCK 134
- ülfet özçelik
- 29 Oca
- 3 dakikada okunur
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu Türk Ceza Kanununun, Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar başlığı altında 134.maddesinde düzenlenmektedir. Maddeye göre, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse cezalandırılır. Gizliliğin, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi hali ise, ilgili suçun cezasında artırım sebebi olarak düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere suçun konusunu özel hayat kavramı oluşturmaktadır.

Özel hayat kavramı; herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, sadece kişiye özel olan olay ve bilgileri ifade eder. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, genel kast ile işlenebilir. Bir kimsenin alelade şekilde etrafı seyretmesi veya şehrin kalabalığını ifade eden video kaydı alması halinde ilgili suç oluşmayacaktır.
Özel hayatın gizliği suçunun mağdurları bakımından; kamuya mal olmuş kişiler ve vatandaşlar olarak ayrım yapmakta fayda vardır. Zira, suçun mağduru, şayet ülkece bilinen bir kimse ise, mağdurun kamuya açık bir alanda görüntülenmesi basın değeri taşıyabilir. Böylesi bir durum, basın hakkı kapsamında değerlendirileceğinden suç teşkil etmeyecektir. Oysa, kamuya mal olmamış, sadece vatandaş olan bir kimsenin kamuya açık bir alanda veya konutunda video - fotoğraf - ses kaydına alınmış olması arasında fark bulunmaksızın, mağdura yönelik bu eylemler suç teşkil etmektedir. Çünkü, bireyin, her alanda özel hayatı olduğu kabul edilir.
Hukukun her alanında olduğu gibi, ceza yargılamasında görülen bir dava dosyasında, kanun maddesini okumakla yetinilemeyeceği bilinen bir gerçektir. Zira, kanun maddesi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilecektir.
Hakkınızda suç isnadında bulunulması ya da mağduru olduğunuz olayın şikayetçisi olmanız halinde, alanında uzman bir ceza avukatı ile çalışmanız, hak kayıpları yaşamamanız için elzemdir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları
-Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 08.01.2025 tarihli kararı-
“öte yandan katılanların toplum içinde hangi ayakkabı ve kıyafeti giydikleri özel hayatlarına ilişkin tercihler olup, kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik prensibinin geçerli olduğu ve kamuya açık alana çıkan her kişinin bu alandaki her görüntüsünün veya sesinin sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulacak şekilde kaydedilip, ifşa edilmesine ... gösterdiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, sanık tarafından ifşa edilen görüntülerin, katılanların özel yaşam alanına girdiğinde kuşku bulunmadığı, katılanların kimlikleri belirlenebilir şekilde paylaşılan görüntülerinin ayrıca katılanlara ait kişisel veri niteliğinde olduğu, ancak sanığın hukuki anlamda tek olan fiili ile yaydığı görüntü şeklindeki kişisel verilerin, katılanların aynı zamanda özel hayatlarına ilişkin olmasından dolayı özel normun önceliği ilkesi gereği sanığın eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebileceği, sanığın, sadece katılanların giydikleri ayakkabıların görüntüsünü değil, genel olarak katılanların beli ile belden aşağısını da kaydettiği ve genel kastla işlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda sanığın saikinin de önemli olmadığı anlaşılmakla,”
-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde, kendileri ile paylaşılacaktır.-
-Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 26.10.2022 tarihli kararı-
“…Sürekli denetim ve gözetim altına alınan mağdurların gün içerisinde, niçin, nasıl, nerede, ne zaman görüştüklerini ve aralarındaki ilişkinin boyutunu ortaya çıkaran görüntülerinin, mağdurların özel yaşam alanı kapsamında yer alması nedeniyle sanık ...'in sübut bulan eyleminden dolayı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken,‘...kamusal alanda fotoğraf çekmenin özel hayatın gizliliği olarak değerlendirilemeyeceği...’ biçimindeki, özel hayatı salt mekana indirgeyen ve yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi, bozma sebebidir.”
-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde, kendileri ile paylaşılacaktır.-
-Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 21.06.2017 tarihli kararı-
“kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibinin geçerli olduğu ve kamuya açık alana çıkan her kişinin, bu alandaki her görüntü veya sesinin kaydedilip, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterdiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı nazara alınarak, sanığın sübut bulan zincirleme şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 134/1 ve 43/2. madde ve fıkrası atfıyla aynı Kanun'un 43/1. madde ve fıkraları gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerekmektedir”
-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde, kendileri ile paylaşılacaktır.-
-Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 06.01.2025 tarihli kararı-
“kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yapıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez. Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, ... ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, içinde bulunduğu fiziki çevrenin özellikleri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınmalıdır.”
-Karar künyesi meslektaşlarımızın iletişime geçmesi halinde, kendileri ile paylaşılacaktır.-
Mabel Hukuk iyi çalışmalar diler.
Kaynak
İlgili sosyal medya içeriği


